14:53:07  25 Ekim 2014 Cumartesi


Kılıçdaroğlu Erdoğan’ı dedesiyle vurdu

Kurtuluş Savaşı’nda dedesi kümeste saklanana ben ne söyleyeyim’
02 Temmuz 2013 Salı, 14:25:24
Kılıçdaroğlu Erdoğan’ı dedesiyle vurdu    
CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında 'Bir gecede 160 militanı Yargıtay'a Danıştay'a yerleştirdiler.' dedi. Kılıçdaroğlu, ’Kurtuluş Savaşı’nda dedesi kümeste saklanana ben ne söyleyeyim’ şeklinde konuştu.
 
İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:
 
Bugün Sivas katliamının 2 Temmuz katliamının 20. yıldönümü. Türkiye'nin ortaçağ karalığına getirildiği insanlığın yakıldığı tarihtir 2 Temmuz 1993... 
 
Orada hayatını yitirenler yanarak can verdiler bedel ödediler. Nazim ne güzel söylemiş, "Sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!" Şüphesiz yanarak ağır bedel ödediler ama geleceğimizi aydınlattılar. 
 
Asıl sanıklar yargılanmadı. Onları savunan avukatların tamamı AKP saflarında görev yapıyor. 
Bir insanı diri diri yakmak hangi katipta vardır? Hangi inançta vardır? Asla ve asla intikam duygusuyla hareket etmemeli. O yüzden büyük ozan "Acıyı bal eyledik" diyor. İntikam yoktur bizim kitabımızda. Onlar ağır bir bedelle tarihe yazıldılar. Onları her zaman saygıyla anacağız. 
 
Erdoğan zamanında güzel şeyler söylüyordu. Özgürlük diyordu. Vesayeti kaldırmalıyız diyordu. Halk en büyük güç diyordu. Halka güvenmeliyiz diyordu. Geldiler. Pek çok çevre o sözlere inandı. Bunlar medyayı darmadağın ettiler. Medya patronlarına ağır cezalar verdirdiler. 
 
Kul hakkı yiyen adamdan bu memlekete hayır gelir mi? Kaç defa söyledim. Çık şu televizyona ben yetim hakkı yemedim de. Daha öncede söyledij. Yalancıdan Başbakan olmaz. 
 

Madımak’ta yananlar geleceğimizi aydınlattı
Kılıçdaroğlu: Madımak’ta yananlar geleceğimizi aydınlattı    
 
DEDEM KÜMESTE SAKLANIYOR DİYORDUN 
 
Kişilerin özel yaşamlarına müdahale etmeye başladı. Kaç çocuk, eğlence, kim tutuklanacak hepsini ben bilirim diyor. Bir dönem her türlü milliyetçiliği ayaklar altına lıyorum diyordu. Şimdi milliyetçi kesilmiş beyfendi. Yesinler sesin milliyetçiliğini. Herkes Kurtuluş Savaşına gidiyor, benim dedem kümeste saklanıyor diyordun. Ne diyeyim ben sana? 
 
Demokrasiyi kökleştirmek düşünce özgürlüğünün önünü açmak bizim temel görevimizdir. Bir zamanlar güzel şeyler söylüyordu. Demokrasi insan hakları vesayet kalkmalı özgürlükler kalkmalı diyordu. Pek çok insan inandı, umut bağladı. AB'den liberallere kadar ortak hareket ettiler. Balkon konuşmaları yapıldı her seçimden sonra. 
 
Onlar kendi dünyalarına göre bir özgürlük anlayışını hakim kılmak istiyorlardı. Ne yapmaları gerekiyordu önce medya ile başladılar. Medyayı darmadağın ettiler.. Gazete yırtıldığında kimse ses çıkartılmadı. Sonra patronlara ağır cezalar. Beğenmediklerinin işine son verildiler. Sonra baktılar bir engel daha var. Yargı engeli. Militanlaştırmaları gerekiyordu yargıyı. Bir referandum yaptılar yargı sil baştan değişti. 
 
Bir gecede 160 militanı Yargıtay'a Danıştay'a yerleştirdiler. Danıştay Başkanı emekli oldu yerine başkan adayı çıkmıyor. Neden? Kapı arkasında yapılan pazarlıklar bitmedi de o yüzden. Herkes bir kişinin gözüne bakıyor. Kimi işaret ederse gidip onu ona veriyor. Sonra üniversiteleri. Hepsini sil baştan yenilediler. Bereket versin orada geçler var da mezuniyet törenlerinde özgürce haykırabiliyorlar. 
 
Sendikalar halledildi. Bir sendika greve gidiyor konfederasyonun başkanı grev kırıcılığı yapıyor. Uluslararası çalışma örgütü Türkiye'yi kara listeye aldı. Konuşan tartışan var mı? Bu sendikalardan bizim bildiğimiz sendika çıkmaz. Sendika ağasından sendikacı çıkmaz. O işçinin hakkıdır. 
 
DİKİZCİ MİSİN SEN? 
 
Biz senden kormuyoruz. Gerçek mermilerle de gelsen korkmuyoruz senden. Bedenimi siper ediyorum. Gezi olayları İstanbul'da başladı bütün dünyaya yayıldı. Herkes bu gençlere sahip çıktı. Gençler ne diyordu. Özgürlüğüme dokunma. Bu ne diyordu 'Dolmabahçe'de oturdum, vapurlara bakıyorum.' Ya biz seni Başbakan bilirdik. Dikizci misin sen? 
 
KORKU DUVARLARINI BU ÜLKENİN GENÇ YİĞİT EVLATLARI YIKTI
 
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı eylemlerini değerlendirerek; " korku duvarlarını bu ülkenin genç yiğit evlatları yıktılar. Herkesin korktuğu bir ortamda 'Biz senden korkmuyoruz, kiminle gelirsen gel' dediler. Bütün dünya bu gençlere sahip çıktı" dedi. 
 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Sivas olaylarının yıldönümü olduğunu hatırlatarak 2 Temmuz'un tarihte önemli bir dönüm noktasına olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu şunlar söyledi; "2 Temmuz 1993. Bizim tarihimizde önemli bir dönüm noktası. Ortaçağın Türkiye'ye getirildiği tarihtir 2 Temmuz 1993. İnsanların yakıldığı tarihtir. Oysa ne umutlarla kurmuştuk biz bu ülkeyi. Herkes özgürce düşüncelerini ifade edecekti. Orada hayatını yitirenler, yanarak can verdiler, bedel ödediler. Onların asıl failleri hiçbir zaman yakalanmadı. Gölge edildi onlara, sırtları sıvazlandı. Onları savunanların, yani asıl faillerin avukutlığını yapanların hemen hemen tamamı AKP saflarında görev yapıyor. Bir insanı diri diri yakmak hangi kitapta, hangi inançta vardır? Neden 33 canımızı yaktık? Ama asla ve asla kimse intikam duygusuyla hareket etmemeli." 
 
Başbakan Erdoğan'ın 2002 seçimlerinde milletvekili seçilebilmesi için anayasa değişikliği yapıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu şunları kaydetti; "Yüzde 34 oy alan bir partinin genel başkanı parlementoda olmalıdır' dedik. Güzel şeyler söylüyordu, 'demokrasi, özgürlük' diyordu. 'Vesayeti kaldırmalıyız' diyordu, 'halk en büyük güçtür, halka güvenmeliyiz' diyordu. Pek çok çevre o sözlere inandı. AB'den pek çok ülkeye kadar ortak hareket ettiler. 'Biz ayrım yapmıyoruz, ben bu ülkede yaşayan herkesin başbakanıyım' dendi. Sonra, bir tarih vereceğim, 2004. Bir AKP'li bakan kürsüde gazeteyi yırttı. Düşündüler; 'demokrasi bizim istediğimiz demokrasi değil, özgürlük bizim istediğimiz özgürlük değil.' Önce medyayla başladılar, medyayı darmadağın ettiler. Sonra yargı, militanlaştırmaları gerekiyordu yargıyı. Bir gecede 160 militanı Danıştay'a, Yargıtay'a yerleştirdiler. Düşünebiliyor musunuz, Yargıtay Başkanlığı'na aday çıkmıyor. Niçin? Kapı arkasında yapılan pazarlıklar sonuçlanmadı da o yüzden. Sözde yargıçlar oy kullanacak. Sonra üniversiteler. Üniversiteler suskun kuruluşlar haline getirildi. Bereket varsın orada gençler var da, mezuniyet törenlerinde özgürce haykırabiliyorlar. Sendikalar halledildi. Bir sendika greve gidiyor, konfederasyon başkanı grev kırıcılığı yapıyor. Hangi işçi hakkı? Yasama organı, vekillerin görüşlerini özgürce açıkladılar bir yasama organı değil. Ağzından bir cümle çıkıyor, ertesi gün yasa teklifi hazırlanıyor. STK'lar, iş dünyası sindirildi. Ve yargı, talimatla dava açıp, talimatla karar verme süreci içine girdi. Ki artık tiranlığını ilan etti. 'Yasama ve yargı benim için ayak bağıdır' deme cüretinde bulundu. Yine kimse bir şey demedi. Ne diyordu; "Ulusal kurtuluş savaşı var millet savaşa gidiyor, benim dedem kümeste saklanıyordu" diyor. Ne söyleyeyim ben sana."
 
"BU TİRAN HAKKINDA BİZDEN ÇOK BU ÜLKENİN PSİKOLAGLARININ KONUŞMASI LAZIM"
 
Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı olaylarını değerlendirerek; "Ve korku duvarlarını bu ülkenin genç yiğit evlatları yıktılar. Herkesin korktuğu bir ortamda 'Biz senden korkmuyoruz, kiminle gelirsen gel. İster TOMA'yla, biber gazıyla, plastik mermiyle, ister gerçek mermiyle gel. Bedenimi siper ediyorum, senden korkmuyorum' dediler. Gezi olayları İstanbul'da başladı ve dünyaya yayıldı. Bütün dünya bu gençlere sahip çıktı. Gençler 'Özgürlüğüme dokunma' diyordu. Bu ne diyordu "Dolmabahçe'de oturuyorum, Kadıköy'den gelen vapurlara bakıyorum. O kadınlara seyrediyorum' diyordu. Biz seni Başbakan olarak mı atadık, dikizci olasın diye mi atadık? Onun için diyorum; Bu tiran hakkında bizden çok bu ülkenin psikolaglarının konuşması lazım. Onların anlatması lazım. 'Bana kimse dokunamaz' diyordu, Bizim 3-5 çapulcu çıktı, karizmasını çizdi, yere diz çökertti. Korkuyor. İsterse 30 televizyon canlı versin, bütün gazeteler manşetten versin, artık senin bu ülkede kıymetin kalmadı. Dünyada da kıymetin kalmadı. Thomas Jefferson'ın bir sözü var; Halk hükümetinden korktuğu zaman tiranlık, hükümet halkından kortkuğu zaman özgürlük vardır.' Ne kadar doğru bir söz. Korku yalan doğurur. Ne demiştik, yalancıdan başbakan olmaz. Korkma Recep Tayyip Erdoğan, korkma. Doğruları söylemekten korkma, yalana sığınma. Komplo teorileri üretiyor, şunlar yaptı bunlar yaptı. Komplo teorileri üreten adam beceriksiz, halkını sevmeyen adamdır" diye konuştu. 
 
Başbakan Erdoğan'ın Gezi olaylarındaki tavrını eleştiren Kılıçdaroğlu; "'4 kişi hayatını kaybetti, ağzını açıp 'Allah rahmet eylesin' dedi mi? Talimatı ben verdim diyor. Ülke böyle yönetilmez. Kendi çocuklarına kin duyan bir başbakan olmaz. Bütün gençlere buradan çağrı yapıyorum; Bizim Özgürlük ve Demokrasi Manifestomuzu alın, beraber bu ülkeye demokrasiyi getirelim. Sizin enerjiniz bize güç katacaktır. Siz korkusuzsunuz, sizin gücünüz özgürlüğünüzdedir. Biz size güveniyoruz; tıpkı Mustafa Kemal'in güvendiği gibi" dedi. 
 
"SENİN İTİBARIN ARTIK SIFIR"
 
Kılıçdaroğlu, Gezi eylemlerinden sonra cadı avının başladığını savunarak şu ifadeleri kullandı; "Sabah baskınları, sanıyorlar ki bunları korkutacaklar. Bunlar da ne yaptılar, aldılar ellerine birer dilekçe, dediler ki; "Bunun faili biziz arkadaş, tutukluyorsan hepimizi tutukla. Hadi sıkıysa tutukla bakalım. Bütün o çocukların yanında olacağız. O çocuklara sahip çıkacağız. Onların suçu özgürlük ve demokrasi demekti. Dünyanın hiçbir yerinde bu suç olamaz. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasını gel değiştirelim diyorum, gelmiyor. Dini istismar ediyor, dini kullanan adamdan bu ülkeye hayır gelmez. Cemevleri niye ibadethane olmasın? Bütün kainat ibadethanedir. Allah'a ibadet etmenin, peygamere dua etmenin yeri mi var? Gel diyoruz, kaldıralım, eski kafayı bırakın yenilenin biraz. Taksim Meydanı'nda Cuma namazı kıldı gençlerimiz. Sadece sen rahatsız oldun. Senin itibarın artık sıfır. Bir numaralı bölücü, vatandaşı bölüyor."
 
UEFA'YA ELEŞTİRİ
 
CHP lideri, UEFA'nın Fenerbahçe ve Beşiktaş hakkında verdiği kararı da eleştirerek; "Özel yetkili mahkemelerin verdiği kararla uymak doğru değildir. UEFA'ya sesleniyorum, bu kararla siz Türk sporunu cezalandıramazsınız. Türkiye'de demokrasinin olmadığını öğrenemediniz mi siz? Türkiye'de bu mahkemelerin mahkeme olmadığını öğrenemediniz mi siz. Bu mahkemelerin siyasi otoritenin sopası olduğunu öğrenemediniz mi siz? Kalkmışlar, bu mahkemenin kararını esas alıp, hüküm veriyorlar. Yanlış yapıyorsunuz. Milyonlarca insan bunun yanlış olduğunu kabul ediyor" dedi. 



Yorumlar (2)
İşin sonuna bak sen! Gitti Erdoğan da gitti :))
03 Temmuz 2013 / 01:54
Kılıçdaroğlu güzel konuşmaya başladı ama; biraz da detay vermesi lazım... Erdoğanın yalanlarını teker teker çürütmesi lazım.. o zaman bu iş olur aga.. saygılar.. tek parti tamam yeter; koalisyon gelmeden bu kutuplaşma bitmez..
eseklik baki kalir
02 Temmuz 2013 / 23:47
Kümesçi Recep

Yorum Ekle
Adınız :
Mesaj :
gönder







Türkiye Haritası